Türkiye'nin yıllardır yaşadığı, şu günlerde yeniden gündemde olan ve askeri güçlerin iktidarı cebren ele geçirmesi anlamına gelen vak'a, darbe. Ancak söz konusu darbe bu kez Türkiye'de konuşulduğu gibi bir "belge" üzerinden yapılmıyor. Latin Amerika ülkesi Honduras'ta solcu lider Manuel Zelaya, görev süresinin uzatılmasını öngören anayasa değişikliği referandumundan hemen önce askeri müdahaleye maruz kalarak Kosta Rika'ya sürgün edildi. Bölgedeki tüm rejimlerin birer birer sosyalizme dönüştüğü göz önüne alındığında Honduras'ta meydana gelen bu olay açıkcası herkes için bir süpriz oldu. Zira Kosta Rika'dan yaptığı açıklamada Zelaya, "Obama'dan bu darbenin arkasında olmadığına dair garanti istiyorum" diyerek darbenin adresi olarak ABD'yi gösterdi. Benzer tepkiler diğer solcu liderler Hugo Chavez, Rafael Correa ve Evo Morales'ten de geldi. Öyle ki Venezuela lideri Chavez ve Ekvador devlet başkanı Correa tepkilerini bir adım daha ileri götürerek Honduras'ta kendi ülke vatandaşları zarar gördüğü takdirde bu ülkeye askeri müdahalede bulunabileceklerini belirttiler. Ayrıca Amerika'dan darbenin kınanması talebinde bulundular.
ABD Başkanı Barrack Obama ise, Honduras'ta meydana gelen olaylardan üzüntü duyduğunu ve durumun gidişatından endişeli olduğunu söyledi. Aslında Honduras'ta yaşanan askeri darbe büyük ölçüde çevre faktörlerinden etkilenmeksizin gerçekleşen münhasır bir olay görünümündedir. Bana göre darbenin arkasında Soğuk Savaş yıllarının Amerikası'nı aramak yanlıştır. Zira ABD'nin CIA (Central Intelligence Agency) aracılığıyla Latin Amerika ülkelerinde karışıklık çıkarmaya yönelik dış politikası uzun zaman önce son bulmuştur. Dolayısıyla Honduras'ın kendine özgü bir durum ile karşı karşıya olduğu kanaatini taşımaktayım. Ancak Venezuela, Küba, Ekvador, Bolivya gibi sosyalist liderler tarafından yönetilen devletlerin olaya karışması işleri daha da karmaşık hale getirebilir. Honduras'ta tansiyon düşer düşmez mevcut başkan Manuel Zelaya'nın -ABD ve Latin Amerika ülkelerinin de telkinleriyle- bir an evvel görevine geri dönmesi hem bölgenin istikrar ve güvenliği hem de demokrasi açısından oldukça önemlidir.
Leia Mais…
ABD Başkanı Barrack Obama ise, Honduras'ta meydana gelen olaylardan üzüntü duyduğunu ve durumun gidişatından endişeli olduğunu söyledi. Aslında Honduras'ta yaşanan askeri darbe büyük ölçüde çevre faktörlerinden etkilenmeksizin gerçekleşen münhasır bir olay görünümündedir. Bana göre darbenin arkasında Soğuk Savaş yıllarının Amerikası'nı aramak yanlıştır. Zira ABD'nin CIA (Central Intelligence Agency) aracılığıyla Latin Amerika ülkelerinde karışıklık çıkarmaya yönelik dış politikası uzun zaman önce son bulmuştur. Dolayısıyla Honduras'ın kendine özgü bir durum ile karşı karşıya olduğu kanaatini taşımaktayım. Ancak Venezuela, Küba, Ekvador, Bolivya gibi sosyalist liderler tarafından yönetilen devletlerin olaya karışması işleri daha da karmaşık hale getirebilir. Honduras'ta tansiyon düşer düşmez mevcut başkan Manuel Zelaya'nın -ABD ve Latin Amerika ülkelerinin de telkinleriyle- bir an evvel görevine geri dönmesi hem bölgenin istikrar ve güvenliği hem de demokrasi açısından oldukça önemlidir.

.jpg)