13 Aralık 2011

Kim Bu "Uzun" Adam?


2.03'lük boyuyla Amerika'da ve Rusya'da bir anda gündeme oturan ama kendisini yakından takip edenlerin çok uzun zamandır varlığından haberdar olduğu bir adam. NBA'de bu sezon draft edilecek uzun boylu bir Rus mu dediniz? Hayır. O'nun adı Mikhail Prohorov. Yaklaşık 19 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengin 32. adamı ve dünyanın en zengin 3. Rus'u. Ünlü NBA takımı New Jersey Nets'in sahibi ve 2012 Rusya Başkanlık seçimlerinde Vladimir Putin'in rakibi.
Prohorov bir oligark. Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından başlatılan "şok terapisi" programı kapsamında, devlet kontrolünde bulunan ve sürekli zarar eden işletmeleri yok pahasına satın alıp, ticari zekalarını yatırımların potansiyelleri ile birleştirip bir anda zengin olan Ruslardan biri. 1989'da Moskova Finans Enstitüsü'nden onur derecesiyle mezun olduktan sonra girdiği bankacılık sektöründe hızla yükseldi ve küçük çaplı bir servet edindi. Yeltsin ile ilişkisini geliştirdi. 1995 yılında Başbakan Yardımcısı Vladimir Potanin'in de yardımlarıyla Norilsk Nikel'i kurdu. Kısa süre sonra madencilik sektöründe zirveye ulaştı. Norilsk'i, Rusya'nın en büyük altın üreticisi olan Polyus ile tamamladı. 2007'de Vladimir Potanin ile uzun yıllardır süren ortaklığını sona erdirdi ve Potanin'in şirketi Interros'taki hisselerini sattı. Bu satıştan edindiği yaklaşık 7.5 milyar doları ONEXIM grubunu oluşturmak için kullandı ve tüm şirketlerini bu yatırım fonu altında birleştirdi. 2008'de Rönesans Yatırım Bankası'nı, 2010'da da NBA takımı New Jersey Nets'i satın aldı.
Prohorov, bu büyük servetini şüphesiz, yöneticilerle iyi ilişkilerine borçlu. 1993-1999 arasında Yeltsin'in ekibi, 2000 sonrasında ise Putin'in ekibi Prohorov'un giderek büyümesine izin vermiştir. Bilhassa Putin'in, göreve gelir gelmez Rusya'yı sömüren oligarklara savaş başlatmasına, Boris Berezovski ve Mikhail Hodorkovski gibi iş adamlarını alt etmesine rağmen Prohorov'a dokunmaması manidardır. Putin, siyasi ihtiraslara kapılıp kendi yönetimine karşı gelmeyeceğini düşündüğü oligarkları kollamış, üçüncü ülkelerin maşası haline gelenleri ise gözden çıkarmıştır. 2010'un Mayıs ayına kadar Prohorov da ilk grupta yer almaktaydı ancak Amerika'daki yatırımlarına ağırlık verip Putin ile arası bozulunca Prohorov da ikinci gruba düştü.
Bu tarihten yaklaşık bir yıl sonra Prohorov; Norilsk, Polyus ve ONEXIM'deki görevlerini bıraktı ve siyasete gireceğini açıkladı. Haziran ayında Putin'e karşı alenen bayrak açtı. Geçtiğimiz günlerde ise 2012 Başkanlık Seçimleri'nde yarışacağını açıkladı.
Prohorov'un adaylığı çeşitli spekülasyonlara da sebep oldu. Hatta Putin'in gizli adayı ve "fake" rakibi olduğu bile iddia edildi. Ancak bugünden itibaren 2 milyon imzayı topladığı anda Prohorov, Putin'in karşısına çıkabilecek. Buradan hareketle 2012 Başkanlık Seçimleri ile ilgili analizlere değinecek olursak:
- Vladimir Putin Mart ayında yapılacak olan Başkanlık Seçimleri'nde karşısına kim çıkarsa çıksın seçimi kazanacaktır.
- Prohorov'un adaylığı, deyim yerindeyse "kanına giren" Batılı ortakları sayesinde gerçekleşmiştir. Prohorov'un seçimi kazanması en gerçekçi ifadeyle bir mucizedir.
- Prohorov, Putin'in karşısına çıkan diğer oligarklar gibi yaptırımlarla karşılaşmayacaktır. (Hodorkovski gibi hapse atılmayacaktır) Zira birçok yatırımını Rusya dışına taşımıştır. Rusya içerisinde kalanların ise "devletleştirileceği" açıktır.
- Seçimlerde Putin'in en önemli rakibi yine Komünist lider Gennadi Zyüganov olacaktır. Prohorov, ancak Komünistler kendisine oy verdiği ve Putin'in tek rakibi olduğu takdirde iddialı konuma gelebilecektir. Rus muhalefetinin güçlerini birleştireceğini söylemek ise bugün için imkansızdır.
- Tüm bunlara rağmen Vladimir Putin'in ne 2004 Başkanlık Seçimleri'nde aldığı %71'lik oyu ne de Dimitri Medvedev'in 2008 Başkanlık Seçimleri'nde aldığı %70'lik oyu alması mümkün değildir. Putin'in %40-50 arasında bir oy oranı ile seçimi kazanacağı öngörüsünde bulunmak yanlış olmayacaktır.

1 yorum:

şehirlerarası nakliyat dedi ki...

paylaşım içiin teşekkürler

Dünya Gündemi Analizleri Hakkında

Bu blog, uluslararası politikada yaşanan güncel gelişmeleri takip etmek ve değerlendirmelerde bulunmak amacıyla oluşturulmuştur. İçinde yer alan yazı, yorum ve analizlerin tamamı yazarın şahsi görüşleridir. Yazıların tüm sorumluluğu blog yazarına aittir.

Güncellemeler belli bir programa göre yapılmamaktadır. Bunun yanı sıra her sabah çeşitli şekillerde güncellenmektedir. Yazılar hazırlanırken; ntvmsnbc, bbc türkçe, reuters, guardian, washington post, der spiegel, kommersant vs gibi kaynaklardan yararlanılmaktadır. Haber içerikleri bu kaynaklardan sağlanmakla birlikte, yorumlar ve analizlerin tümü blog yazarına aittir.

Blog içeriğinin, yazardan izin alınmaksızın kullanılması kanunen yasaktır. Kaynak göstererek veya yazarla irtibat kurularak yapılan alıntılara izin verilecektir.