26 Şubat 2009

Liberation Tigers of Tamil Eelam (LTTE)



İlk bakışta pek çoğumuz için bu başlık anlam taşımayabilir. Zira Sri Lanka'nın haritadaki yerini de 20 milyona yakın nüfusunu da çok önemsemeyiz. Hindistan'ın güneyindeki bir ada olduğunu bile bilmiyor olabiliriz. Ancak bu küçük ülkeden dünya tarihinin en kötü ününe sahip, en gelişmiş ve en etkili terör örgütlerinden birinin çıkabileceğine de kimseyi inandıramayız. 1976 yılında Velupillai Prabhakaran tarafından kurulan ayrılıkçı Tamil Kaplanları, Sri Lanka'nın kuzeyinde ve doğusunda bağımsız bir Tamil Devleti kurma amacı taşımaktadır. Örgüt (kısaca LTTE) sivil ölümlerine neden olan çok sayıda bombalama eyleminde bulunmuş, üst düzey hükümet yetkililerine de yıllar boyunca suikastler düzenlemiştir.
Bağımsızlık mücadelesi uğruna sayısız eylem düzenlemiş olan LTTE'yi, bilinen diğer terör örgütlerinden ayıran bir takım özellikler mevcuttur. Bunların başında, küçük bir ada içinde mücadele ediyor olmalarına rağmen sahip oldukları imkanların muazzamlığı gelmektedir. Öyle ki LTTE, modern ordularda kullanılan techizatın neredeyse tamamına erişebilmektedir. Hatta örgütün Hava Kaplanları, Deniz Kaplanları ve Kara (Siyah) Kaplanlar olmak üzere çeşitli bölümleri de bulunmaktadır. Bunlardan Hava Kaplanları, belirli hükümet hedeflerine saldırılar düzenlemekteyken, Deniz Kaplanları deniz korsanlığı üzerinde uzmanlaşmıştır. Kara Kaplanlar ise genellikle suikast eylemleri gerçekleştirmektedir.
Hindistan'dan Palk Boğazı ile ayrılan Sri Lanka (eski adıyla Seylan) Hindistan için yüksek derecede jeopolitik öneme sahiptir. 1948 yılında bölgeyi terk eden Britanya Krallığı, adanın yönetimini Hindistan'a bırakmamış, burada farklı isimde ancak aynı etnik kökenlere sahip bir devlet kurulmasını sağlamıştır. Özellikle adanın kuzeyi ve Hindistan'ın güneyi etnik Tamiller tarafından yerleşim alanı olarak kullanılmaktadır. Durum böyleyken adada hakimiyet kurmak isteyen Tamil milliyetçileri, 1983 yılından itibaren silahlı mücadeleye başlamıştır. Sri Lanka İç Savaşı olarak da adlandırılan bu mücadelede LTTE, ilk zamanlar üstün başarılar sağlasa da, Jaffna kentinde yaşayan Müslümanlara uygulanan etnik temizlik yüzünden uluslararası toplumun dikkatini ve tepkisini çekmiştir.
Her zaman göz önünde olan Filistinlilere bile gereken önemin verilmediği günümüz dünya politikalarında Sri Lanka'daki iç savaş da uzun yıllar görmezden gelinmiştir. Şüphesiz bunda LTTE'nin uluslararası terörizme yaptığı katkıların büyük önemi vardır. Zira örgüt izole olmamak için dünyanın diğer büyük terörist organizasyonlarıyla irtibat kurmuştur. El-Kaide ve FARC bunların başlıcaları olarak gösterilebilir.

Çeşitli dönemlerde ateşkesler yapılmış, bölgeye barış güçleri yollanmış fakat belirgin bir sonuç elde edilememiştir. Adada kaosun hüküm sürmeye başladığı, istikrarın iyiden iyiye kaybolmakta olduğu bir dönemde Sri Lanka hükümeti, çok geniş çaplı bir operasyona girişerek ülkenin kuzeyini örgütten kurtarmak istemiştir. LTTE'nin karargahı sayılabilecek birçok şehir Sri Lanka askerleri tarafından ele geçirilmiş, örgütün savunma hattı yerle bir edilmiştir. LTTE ise buna kanlı saldırılar ve bombalama eylemleri düzenleyerek karşılık verebilmiştir.

Şubat 2009 itibariyle Sri Lanka askeri güçleri (1 yıldır süren çatışmalardan sonra) 2300 ölü ve 16000 yaralı vermiştir. Buna karşılık LTTE (Sri Lanka Genelkurmayı verilerine göre) 9000 kayba ulaşmıştır. LTTE'nin toplam militan sayısının 10-15 bin civarında olduğu düşünülecek olursa bu rakam örgütün kuruluşundan bugüne dek yaşadığı en zor dönemi (çözülme evresi) ifade etmektedir. Nitekim LTTE yetkilileri ateşkese hazır olduklarını fakat silah bırakmayı düşünmediklerini açıklamışlardır.

Gelelim bu kimsenin farkında olmadığı olayların muhtemel sonuçlarına... Öncelikle LTTE hareketinin başarıya ulaşma imkanının çok zor olduğunu belirtmek gerekir. Çünkü temelleri etnik bir topluluk üzerine kurulmuştur. Dini altyapısı olmadığından bir zaman sonra harekete destek veren Tamilli sayısında azalma yaşanacaktır. Üstelik Sri Lanka hükümeti de komşu ülkelerden sürekli destek görmektedir. Hareketin başarıya ulaşamayacağı öngörüsünü destekleyen başka bir olay da çok az insanın dikkatini çekebilmiş olmalarıdır. Türkçe'de bu konuyla ilgili yayınlanmış ne bir kitap ne de bir makale bulunmaktadır. Diğer dillerde yayınlanan akademik çalışmaların sayısı da bir hayli azdır. Son olarak belirtmemiz gereken bir diğer husus da terörün hiçbir zaman barışla sonlanamayacağı gerçeğidir. Yıllar boyunca masum sivillerin ölümüne sebep olan teröristler şimdi devlet güçlerinin karşısında çaresiz kalmaktadır. İncil'de geçtiği şekliyle: "Kılıçla yaşayanlar kılıçla ölecektir."

1 yorum:

Genç Gelecek dedi ki...

İlk önce bu bilgi yüklü yazı için teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Geç kalınmış bir Blog bu =) ne zamandır bekliyorduk. Kulislerde dedikodularını falan takip ettik uzun zamandır.
Mazhar'cım canıgönülden tebrik ederim kardeşim...

Ünsal...

Dünya Gündemi Analizleri Hakkında

Bu blog, uluslararası politikada yaşanan güncel gelişmeleri takip etmek ve değerlendirmelerde bulunmak amacıyla oluşturulmuştur. İçinde yer alan yazı, yorum ve analizlerin tamamı yazarın şahsi görüşleridir. Yazıların tüm sorumluluğu blog yazarına aittir.

Güncellemeler belli bir programa göre yapılmamaktadır. Bunun yanı sıra her sabah çeşitli şekillerde güncellenmektedir. Yazılar hazırlanırken; ntvmsnbc, bbc türkçe, reuters, guardian, washington post, der spiegel, kommersant vs gibi kaynaklardan yararlanılmaktadır. Haber içerikleri bu kaynaklardan sağlanmakla birlikte, yorumlar ve analizlerin tümü blog yazarına aittir.

Blog içeriğinin, yazardan izin alınmaksızın kullanılması kanunen yasaktır. Kaynak göstererek veya yazarla irtibat kurularak yapılan alıntılara izin verilecektir.